Archive for October, 2007

Bu çark iyi dönmüyor beyefendiler!

Wednesday, October 31st, 2007

Atatürk ile Halil Ağa’nın anısı, defalarca okumuş-dinlemiş olmama rağmen, bu sabah sonuna kadar okuduğum ilk ileti oldu. Keşke her sabah böyle bir e-mail alsam. Hatırlattığın için teşekkürler Gamze :)

Altlarında, Nuri Conker’in bir arkadaşının arabası vardı. Eylül sonu akşamı sonbaharın tadını çıkararak, Çekmece’ye doğru gidiyorlardı.

Birden Atatürk’ün gözleri akşam güneşi altında çift süren bir köylüye takıldı. Yaşlı bir adamdı bu. Sapanının sapına iyice yapışmış, toprakları yavaş yavaş deviriyordu. Fakat çiftin bir yanında öküz, bir yanında merkep vardı. Eşit güçlerle çekilmediği için sapan yalpa yapıyordu.

Atatürk şoföre durmasını söyledi.

(more…)

Ve Mavi Gözleri Çakmak Çakmaktı

Monday, October 29th, 2007

AtatürkCumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önderimizin ve tüm şehitlerimizin aziz ruhları önünde saygı ile eğilir, Cumhuriyetin erdemine ve değerlerine yürekten inanan herkesin Cumhuriyet Bayramı’nı kutlarım.

~0~

Dağlarda tek tek ateşler yanıyordu.

Ve yıldızlar öyle ışıltılı, öyle ferahtılar ki şayak kalpaklı adam
nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden güzel, rahat günlere inanıyordu
ve gülen bıyıklarıyla duruyordu ki mavzerinin yanında,
birdenbire beş adım sağında onu gördü.

Paşalar onun arkasındaydılar.

O, saati sordu
Paşalar: “Üç”, dediler.

Sarışın bir kurda benziyordu
Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.
Yürüdü uçurumun başına kadar,
eğildi, durdu.

Bıraksalar
ince, uzun bacakları üstünde yaylanarak
ve karanlıkla akan bir yıldız gibi kayarak
Kocatepe’den Afyon ovasına atlayacaktı.

Nazım Hikmet

Neşeli Gençler Ekim’de Neler Yaptı?

Monday, October 29th, 2007

Merhaba,

Bundan böyle facebook irtibat bürosu aracılığıyla aylık bir bülten yayınlamaya karar verdik. Kısa notlar halinde, fazla vaktinizi almadan özetler vereceğiz. Şimdi bakalım Ekim ayında ne yapmışız?

(more…)

Wedding Roll Çırağan

Tuesday, October 23rd, 2007

Alper ve Gonca’yı 1 Mart 2007 ve 7 Eylül 2007 tarihinde konuk olarak ağırlamıştık. Şimdi konuk olarak ağırlandıkları başka bir yerdeki görüntü kayıtlarını ilk defa biz yayınlıyoruz.

Bir sarayda, bir düğünde, Blues ile. Wedding Blues…

Wedding Roll

(more…)

Tema Değişikliği

Monday, October 22nd, 2007

Bir tema değişikliği denemesi yapıyorum. Çatlamalara ve patlamalara karşı uyarmak istedim. Elbette paniğe mahal yok. Moralimizi yüksek tutuyoruz :)
Değişiklikler:

1. Tabi ki görünüm.
2. Son zamanlarda yazısı, son zamanlarda sayfası oldu.
3. Site link sistemi değişti. Ziyaret etmediğiniz linkler kırmızı alt çizgili, ettikleriniz ise daha az göze batan bir şekilde yeşil.
4. facebook irtibat ofisi kuruldu.
5. Yeni yazılardan artık e-mail ile haberdar olabiliyorsunuz.

EK 18.10.2007: Devam ediyoruz…
EK 20.10.2007: Biraz daha edeceğiz…

Ülkem internet kullanıcı profili - Eylül’07

Monday, October 22nd, 2007

Birkaç ay aradan sonra, aynı konuyla yine beraberiz. Türk Telekom’un grevine rağmen, yurt dışında veya içinde Internet’e erişmeye çalışan biz kullanıcılar ne yapmışız ya da neler yapmaya çalışmışız bir bakalım. Önce özetler;

Bu tablo Google arama sonuçları sayfasından alınmıştır. Link veremiyorum zira her ay yenileniyor.

  1. rapmatix
    (online rapmusic site)
  2. umut
    (hope)
  3. kr
  4. acer
    (turkish computer brand)
  5. GİTTİ GİDİYOR
    (online shopping site)
  1. snoop dogg
  2. oyna
    (play)
  3. mırç
    (mirc- misspelled)
  4. cadı oyunları
    (witch games)
  5. grup yorum
    (a music band)
  1. mafia
  2. siir
    (poem-misspelled)
  3. 2002 seçim sonuçları
    (2002 election results)
  4. gaziantep üniversitesi
    (Gaziantep university)
  5. yatak
    (bed)

(more…)

Kadmiyum, nitrat, radon. Pardon?

Monday, October 22nd, 2007

Nedir bu maddeler ve ne işe yararlar. Bir fikri olan var mı?

Kadmiyum; bu madde insanlarda (bizim cinsimiz), yüksek tansiyona, kalp hastalıklarına, akciğer kanserlerine ve kansızlığa neden our. Biz insanlar tarafından; çay, kahve, sigara ve otomobil egszo dumanları aracılığıyla kendi bedenlerinde sindirilir.

Kurşun; bu madde insanlarda, vücudun hassaslaşması, kuvvetten düşme, uykusuzluk, kabızlık, zihin bulanıklığı, böbrek hastalıkları ve felç gibi etkiler yaratır. Başta egszo gazları olmak üzere, çeşitli mutfak kapları, cilalı kap yüzeyleri, plastik ve benzeri eşyalar ile bedenimize kabul ederiz.

Kurşun, nitrat, radon ve bunun gibi yüzlerce madde daha, her gün, insanlar için insanlar tarafından üretilen çeşitli araç-gereç-yiyecek-içecek içinde bulunup, bedenlerimize girmek için bekliyorlar. İyi de ne yapacağız dediğinizi duyar gibiyim. Araç mı kullanmayalım, araç kullanılmayan yerlerde mi yaşayalım. Cep telefonumuzda pil yerine güneş enerjisi mi kullanalım yoksa cep telefonu mu kullanmayalım. İşte Çevre Bakanlığı’nın bazı önerileri;

  • Bir kere kullanıp atacağımız naylon poşetler yerine, sürekli kullanabileceğimiz bez torba, sepet veya fileleri tercih edelim. Unutmayalım ki, plastik ambalajlar ve naylon poşetler doğada parçalanmadan yüzyıllarca kalabilmektedir.
  • Plastik ya da pet ambalajlı yiyecekler yerine cam ambalajlı yiyecekleri seçelim.
  • Herhangi bir ürünü alırken geri dönüşümlü olmasına dikkat edelim.
  • Kullan-at piller yerine yeniden doldurulabilen pilleri kullanalım.
  • Sprey deodorantlar yerine “Ozon dostu” deodorantlar kullanmaya özen gösterelim.
  • Alışveriş yaparken, harcamanın ne kadarını ürünün kendisine, ne kadarını ambalajına verdiğimizi hiç düşündünüz mü? Bir yandan çevreyi kirlettiğiniz bu ambalaj maddeleri öbür yandan sizi aldatan bir “yalancı” değil midir?
  • Fosfat içeren deterjanlar içme suyu kaynaklarına karışarak suyu kullanılmaz hale getirmektedir. Fosfatlı deterjanlar yerine doğal temizleyicileri tercih edelim.
  • Bulaşık makinalarında kullanılan kimyasal parlatıcılar yerine doğal madde olan sirkeyi hiç denediniz mi?

Aklınızın bir köşesinde yer etsin isterim… Çevre Bakanlığı’nın bulunduğunuz bölge ile ilgili raporları da var. Bilmem kaçımız yaşadığımız yer hakkındaki raporu okuduk? İşte çalışmalara ulaşabileceğiniz adres;

http://www.cedgm.gov.tr/icd_raporlari/cevredurumharita.htm

Olasılıklar Hesabı

Monday, October 22nd, 2007

Geçtiğimiz gün sayısal loto ile ilgili bir yazı yazarak, gerçekte kazanmış olsanız bile, belli kriterler dahilinde pahalı bir oyun olduğunu ispatlamıştık. Bu konu üstüne, sevgili amcam ile küçük bir msn diyaloğu yaşadık. Konuyu biraz daha açıklığa kavuşturmak veya biraz daha çıkmaza sokmak istedim. Çıkmaza sokmakla kastım, işin içine kuantum fiziğinin de katılıyor olması.

Önce sayısal loto hesabının neden kombinasyonla hesaplanması veya neden permütasyonla hesaplanmaması gerektiğine tekrar bakalım;

49 topumuz var, içinde 6 tanesini alacağız. Önce permütasyon kullanarak ihtimallere bakalım;

P[n,r] = n!/(n-r)!
P[49,6] = 49!/(49-6)!
P[49,6] = 49!/43!
P[49,6] = 43!.44.45.46.47.48.49/43!
P[49,6] = 44.45.46.47.48.49
P[49,6] = 10,068,347,520

(more…)

Wedding Roll - Ain’t No Sunshine

Sunday, October 21st, 2007

Wedding Roll - Blue Jean Blues

Sunday, October 21st, 2007