Hey Blogger!
Monday, March 31st, 2008Geri sayım başladı… 2008 Blog Ödüllerine katılım süresi 15 gün ile sınırlı. Hey Blogger! Yerini almaya hazır mısın?
Geri sayım başladı… 2008 Blog Ödüllerine katılım süresi 15 gün ile sınırlı. Hey Blogger! Yerini almaya hazır mısın?
Çok güzel futbol oynarım söylemiş miydim? İşin garibi hiç anlamam ve de haz etmem. Ama kendim oynarken zevkli oluyordu. Neyse, futbol ile ilgili bir iki notum var..
FB ve GS arasında bir rutin olduğunu düşünüyorum bu aralar. GS diyor ki bazen, FB’ciğim ben bu aralar iyiyim, sen şöyle bir soluklan, ben 3 yıl takılayım. Sonra 3 yıl geçiyor, FB diyor ki; GS’ciğim hadi ama çok oldun, sıra bende… Al gülüm, ver gülüm.
Geçen bir arkadaş online bir futbol oyunundan bahsetti. Dedim ya futboldan anlamam ama yine de girdim, üye oldum. Takımın ismini de Futbol Cahili koydum. Aradan 1,5 ay geçti. Geçen baktık, ligde birinciymişim. 24 saat başında oturan arkadaşlara selamlar, sisteme ikinci girişimde birinciliği kapmış durumdayım.
Az önce de Cisday‘da gördüm ki bir de Vestel sponsorluğunda Türk versiyonu icat edilmiş. Futbol Cahili’ni bu tarafa transfer etmeyi düşünüyorum.
Bu arada dün FB-BJK maçına gözüm takıldı. Rüştü’yü gördüm, çok yaşlanmış geldi gözüme. Facebook’taki yeni profil fotoğrafımı gören herkes çok yaşlanmışsın diyor bu aralar. Dedim ki bak koca Rüştü yaşlanmış bırakın biz de yaşlanalım. Hey gidi koca Fener, koca Rüştü. Masada insanlar yüzüme garip garip baktı. Sonradan anlam veriyorum. Meğersem Rüştü Barcelona’ya gitmiş, dönmüş, BJK’ye transfer olmuş. Bizim kaleci diye baktığım adam karşı takımın kalecisiymiş. Hey gidi hey. Zaman ne hızlı geçiyor.
Bol futbollu günler…
2.4 ü atlayacak olan WP geliştiricileri 2.5 versiyonu ile güzel noktalara temas etmişler. Bu sürüm ile birlikte Neşeli’ye en az 6 ay kullanacağı yeni temasını monte etmeyi planlıyorum. İşler biraz yoğun bu aralar. Güncellemeler az oluyor, yazı denebilecek şeylere ise pek rastlanamıyor artık Neşeli’de…
Gece rüyamda kedi gördüm, sabah balkonda kuş besledim, öğlen yemeğimi sahanda yedim, akşam eve geç geldim. Var mı yorumlayacak olan?
Konumuzda geçen tüm kişi ve yerler tamamen hayal ürünüdür.
Temel ve Dursun Amerika nın İrak a savaş açmasını hazmedemeyip Amerikaya savaş açmaya karar vermişler. Ne yapıp edip Bush un telefonuna ulaşmışlar.. Ve arayıp konuşmaya başlamışlar;
Bugün iki şeye takıldım;
1. Beyaz üzerine düz yazı olacak bir tema istiyorum.
2. Bir TV kanalında bir habere takıldı kulağım. Spiker şöyle dedi;
“Dünyanın en büyük silah kaçakçısı olan iş adamı bilmem kim, bilmem ne bilmem ne…”
Merak ettim, iş adamlığını mı ikinci iş olarak yapıyordu? Sanırım silah kaçakçılığı pek para kazandırmıyor. Yoksa tam tersi mi? İş adamlığı mı ikinci işi?
Bu nasıl bir tabir ya? Silah kaçakçısının iş adamlığı mı kalır? Silah tüccarı de bari!
EK: Hakkı yeni bir tema yaptıysa ona dönebilirim belki de?
BAŞKA EK: Nahnu temanı benimle paylaşır mısın? Tam olarak istediğim işte bu.
Fatih zor sormuş, yok aslında pek de zor değil. Ama düşünmek lazım. Fakat düşünmeyeceğim. Bir abimle büyük çaplı bir işle ilgili fizibilite raporu üzerinde çalışırken söylediği şu sözler aklıma geldi birden;
“İlker, hani şu kulağının arkasından çıkarıp yazmaya başladığın, kullana kullana 5cm. kalmış kurşun kalem vardır ya, işte onunla yaptığın ilk hesaplar her zaman doğrudur. Bilgisayarlar, analiz programları kısacası teknoloji ile sadece hesabını teyid edersin.”
Ben de ilk aklıma gelenleri yazıyorum;