Amerika Mandası İçin Propagandalar
O günlerde, İstanbul’dan gelen bazı kişiler, Amerikalı Mister Brown adında bir de gazeteciyi Sıvas’a getirmişlerdi. Bu iş hakkında Kongrede yapılan görüşmelerden söz etmeden önce konu hakkında, yüksek kurulunuzun yeter derecede aydınlanmasına yaramak üzere, evvelâ, bu konuya giriş niteliğinde olan bazı bilgiler vereyim. Bu bilgileri, Erzurum’dan beri başlıyan bazı yazışmalardan daha iyi anlaşılacağı için bunları olduğu gibi sunacağım.
İçgüvenlikle ilgili / çok ivedidir Amasyadan, 25/26 Temmuz 1919
Erzurum Üçüncü Ordu Müfettişliği Kurmay Başkanlığı’na,
- Mustafa Kemal Paşa’ya özeldir: Bugün 25 Temmuz 1919 akşamı Bekir Sami Beyefendi Amasya’ya vardılar. Kendilerile uzunca süre konuştum. Mustafa Kemal Paşa’ya ve Rauf Beyefendi’ye saygılarını sunuyorlar. Kendisi, aşağıdaki düşüncelerini bildirmemi rica etmiştir.
- Bağımsızlık istenilmeye ve yeğlenmeye değer. Ancak tam bağımsızlık istersek yurdun birçok bölgelere bölünmesi, kesin ve kuşkusuzdur. Şu halde iki üç il için kalacak bağımsızlığa, vatanın bütünlüğünü sağlayacak başka bir devletin mandası altına girmek elbette yeğlenir. Osmanlı ülkelerinin tümüne yaygın meşrutiyetimiz ve dışarıda temsilimiz hakkı saklı kalmak koşuluyla belirli bir süre için Amerika mandaterliğini istemeyi milletimiz için en yararlı bir hal şekli olarak düşünüyorum. Bu konuda Amerika temsilcisi ile görüştüm. Birkaç kişinin değil, bütün milletin sesini Amerika’ya duyurmak gerektiğini söyledi ve aşağıdaki koşular altında Wilson’a, Senatoya ve Amerika Kongresine başvuruda bulunulmasını ileri sürdü.
- Adaletli bir hükûmetin kurulması.
- Genel eğitim ve öğretimin yayılması ve genişletilmesi.
- Din ve mezhep özgürlüğü sağlanması.
- Gizli andlaşmaların kaldırılması.
- Tüm Osmanlı ülkelerini kavramak üzere Amerika hükûmetinin mandaterliğimizi kabul etmesi.
- Bundan başka Kongremizin seçeceği bir heyeti, Amerika’ya bir zırhlı ile ulaştırmayı temsilci üstlenmiştir.
- Bekir Sami Bey daha bir iki gün buralarda kalacağından her türden emir ve talimatların benim aracılığımla duyurulmasını ve özellikle Sıvas Kongresinin ne zaman toplanacağının ve kendilerinin o güne kadar nerede beklemesinin uygun olacağının bildirilmesini dilemekte olduğu.
- Kafkas Tümeni Komutan Vekili Arif şifre ivedi ve kişiye özeldir 196 Erzurum
Amasyada Beşinci Tümen Komutanlığı’na,
- Şimdi Amasya’da bulunan eski valilerden Bekir Sami Beyefendi’ye özeldir: Telgrafınızdan çok yararlandık. Toplantı halinde bulunan Doğu illeri Kongresi hemen hepsi geldikleri yerlerdeki halkça etkili ve güçlü ve konuşmasını bilir kişilerden oluşan güçlü bir topluluk niteliğindedir. Bu Kongrede şimdiye kadar olan görüşmelerde devlet ve milletin tam bağımsızlığı ısrarla savunulmaktadır. Bu nedenle koşul ve niteliği bizce henüz açıkça bilinmeyen bir Amerika mandaterliğinden Kongreye doğrudan doğruya söz edilmesi, çok sakıncalı olacağından sizin istanbulda ilişki halinde bulunduğunuz kişilerle olan görüşmeye dayanarak aşağıdaki noktaları açıklayarak bizleri tezelden aydınlatmanızı özellikle rica ederiz. Bundan önce de doğrudan doğruya İstanbul’dan benimle ilgili olarak gelen bilgiler kuşku verici görüldüğünden aynı esaslar içinde açıklama istendiği gibi 21 Temmuz 1919 tarihinde de Sıvas’ta Refet Bey aracılığıyla İstanbul’dan gelen bilgilerde aynı kuşku vericilik bulunduğundan oradan da doğrudan doğruya koşullar sorulmuş ve açıklama istenmiştir.
- Tam bağımsızlık istendiği takdirde ülkenin birden çok bölgeye bölünmesi kesin ve kuşkusuzdur diyorsunuz. Bu kanının kaynağı nedir?
- Ülkenin bütünlüğünden maksat, mülkün bölünmezliği mi, yoksa egemenlik hakları mı?
- Osmanlı ülkelerinin tümüne yaygın meşrutiyetimiz ve dışda temsil edilme hakkı saklı kalmak koşuluyla mandaterlik istemeyi en yararlı bir hal şekli olarak kabul ediyorsunuz. Ancak temsilcinin ileri sürdüğünü bildirdiğiniz şeyler ile bu şekil çelişmeli görünüyor. Çünkü meşrutiyetimiz saklı kalınca hükûmet yasama organının güvenine sahip ve denetimi altında bir kuruldan ibaret olur ki artık bu heyetin oluşturulmasında Amerikanın etkisi olamaz. Şu halde ya meşrutiyet devam edecektir ve adaletli hükûmetin oluşturulmasını Amerikadan istemenin anlamı yoktur ve de adaletli bir hükûmetin oluşturulması Amerika’dan istenince meşrutiyetin saklı bulunduğu lâfdan ibaret kalır.
- Genel eğitimi ve öğretimin yayılıp genişletilmesinin anlamı nedir? İlk aklımıza gelen,memleketin her tarafında Amerikan okullarının açılmasıdır. Çünkü daha şimdiden yalnız Sıvas’ta yirmi beş kadar kurum oluşturmuşlardır ki, yalnız bir tanesinde bin beş yüz kadar Ermeni öğrenci vardır. Bu nedenle Osmanlı ve İslâm eğitiminin yayılıp genişletilmesi ile bu girişim nasıl bağdaşacaktır?
- Din ve mezhep bağımsızlığının sağlanması sözleri de önemlidir. Patrikhanelerin ayrıcalıkları varken bunun fark ve anlamı nedir?
- Temsilcinin beşinci madde olarak sözünü ettiği tüm Osmanlı beldelerinin sınırları nedir? Yani savaştan önceki sınırlarımız mıdır? Eğer bu deyimin içine Suriye ve Irak da giriyorsa Anadolu halkının Arabistan adına mandaterlik istemeye hak ve yetkisi olabilir mi?
- Bugünkü hükûmetin politikası nedir? Tevfik Paşa neden Londra’ya gitti? Amerikalılar gibi İngilizlerin de ayrıca bir mandaterlik ardından koştuğu görülüyor. Ayırımlar nedir? Hükûmet Amerika mandasına ne gözle bakıyor? Yani buna yatkın mı, çekingen mi? Amerikalılar neden Ermenistan mandaterliğini bıraktılar? Amerikalılar mandayı almaya ne dereceye kadar yatkın ve isteklidir?
- Sıvas Kongresi’nin toplanması Erzurum Kongresi’nin son bulmasına bağlıdır. Bunu sağlamaya ayrıca çalışılmaktadır. Sizin bunu bekleyip ya Tokat’ta ya da Amasya’da bulunmanız uygundur. Saygılar sunarız.
Mustafa Kemal
İçgüvenlikle ilgili ve ivedidir 93 Amasyadan, 30/7/1919
Üçüncü Ordu Müfettişliği Kurmay Başkanlığı’na,
- Mustafa Kemal Paşa’ya özeldir: Bekir Sami Bey’den alınan karşılık aşağıda sunulmuştur.
- Tam bağımsızlık istenirse mülkün birçok bölgelere bölüneceği, birkaç manda altına alınacağımız Dörtler Toplantısınca kararlaştırılmıştır. Bu nedenle bunu önlemek için bir tek devletin mandasını istemenin de en uygun olacağını söylemiştir.
- Ancak, hükûmet etme hakları söz konusu olup ülkenin bütünlüğü temel ilkedir.
- Amerika’dan herhangi şekilde bir hükûmet istemeyeceğiz. Amerika’ya adaletli bir hükûmeti kuracağımız hakkında inandırıcı söz vereceğiz. Anayasamız hükümleri yürürlükte olmak, padişah soyunun her türden egemenlik hakları saklı kalmak ve dışda temsilcilerimiz eskisi gibi bulunmak koşullarıyla Amerika hükûmetinin mutluluğumuza ve gelişmemize yardımcı olmasını isteyeceğiz. istiyeceğimiz mandaterlik bu biçimdedir.
- Genel eğitim-öğretimin yayılıp genişletilmesinden amaç Amerika okullarının köylerimize kadar girmesine izin vermek değil, millî ve islâmî eğitimimizi ve öğretimimizi yayıp geliştirmeye dikkat edeceğimize onları güvendirmekle birlikle yardımlarını istemektir. Mandaterliği Amerika misyonerlerine değil, Amerika hükûmetine vermek istiyoruz.
- Dinlerin ve mezheplerin bağımsızlığı aslında dinsel ve islâmî kurallar gereğidir. Amerika kamuoyu bu gerçeği bilmediği için kendilerine bu güvenceyi vermek istiyoruz ve temsilcinin söz ettiği sınırlar savaştan evvelki sınırlarımızdır. Suriye ve diğer kısımlar bakımından bizim mandaterlik istemeye yetkimiz olup olmaması Kongrece çözümlenecek bir sorundur. Daha önce Suriye ve Irak’ta Amerika heyetleri kamu oyuna başvurdular. Suriye ve Filistin de bağımsız bir Arap hükûmeti kurulmasını istemekle birlikte Amerika mandaterliğini başkalarının nıandaterliğine yeğlediklerini belirttiler.
- Şimdiki hükûmet yeni kurulduğundan politikası bilinmiyor. Ancak evvelki hükûmetlerin politikaları güçsüzlük ve itilâf Kuvvetlerinin her emrine boyun eğmek idi. Tevfik Paşa Londra’ya gitmiyerek Ferit Paşa ile geri dönmüştür. Amerika, Ermenistan hükûmeti belirlenmeden, dolaşan heyetlerin raporlarına göre, büyük bir Ermenistan oluşturmaya maddî olanak bulunmadığı doğrultusunda düşünmektedir. Mandaterlik hakkında ayrıntılı bilgiler posta ile gönderilmek üzeredir.
- Şimdilik yapacağınız bildirileri beklemek üzere Tokat’ta bulunacağım. Amasya ve Tokat’ta ve kazalarda gereken bildiriler yapılmasının olumlu sonuçlar vereceğini ummaktayım. Hepinize saygılarımı sunarım Efendim.
5. Tümen Komutanı Arif
Şifre Kişiye Özeldir Erzurum, 1/Ağustos/1919
Amasyada Beşinci Tümen Komutanlığı’na,
Bu telgrafın hemen Bekir Sami Beyefendiye ulaştırılması ve karşılığının ivedi olarak alınması rica olunur:
Bekir Sami Beyefendiyedir.
K: 30/7/1919. Amerikan mandaterliği hakkındaki son açıklamalarınızı öğrendik. Bu koşullara göre temelde korkulacak bir şey olmaması gerekir. Ancak bir konu hakkında daha düşündüklerinizi öğrenmek istiyoruz. Bize elverişli bunca koşullar ileri sürebilecek olan Amerika hükûmeti bu şekildeki mandaterliği üstlenmesine yani buna katlanmasına karşı Amerika adına ne gibi fayda ve yarar sağlamış olacaktır. Bununla kendi hesaplarına güttükleri amaç nedir? Bu konudaki düşündükleriniz ve duyup öğrendiklerinizle bizleri tezden aydınlatmanızı bekleriz Efendim.
Mustafa Kemal
Amasya, 3/8/1919
Üçüncü Ordu Müfettişliği Kurmay Başkanlığı’na,
Bekir Sami Beyden alınan karşılık aşağıda sunulmuştur.
Mustafa Kemal Paşa’ya özeldir: Amerikalılarla şimdiye kadar yapılan görüşmeler doğal olarak daima özel bir şekilde yapılmış ve sadece varsayımdan ibaret bulunmuş olduğuna göre mandaterliklerin iki âkit tarafa yükleyeceği koşullar hakkında görüş alışverişinde bulunulmamıştır. Sıvas Kongresi gerçekleşebilecekse hazırlanarak ivedilikle açılması gereğini özel olarak bilginize sunarım.
Kurmay Yarbay Arif
Mustafa Kemal Paşa Hazretlerine
Muhterem Efendim.
Memleketin siyasal durumu en sıkışık bir evreye geldi. Kendimize bir yön çizmek için Türk milletinin zarını atıp olumlu bir tutum almak zamanı ise geçmek üzere bulunuyor.
Dış durum İstanbul’da şöyle görünüyor:
Fransa, İtalya, İngiltere, Türkiye’de mandaterlik işini Amerika Senatosuna resmî olarak önermiş olmakla birlikte bütün güçlerini Senatonun kabul etmemesi için harcıyorlar. Bölüşümden pay kaçırmak elbette işlerine gelmiyor.
Suriye’de umduğunu bulamayan Fransa, zararını Türkiye’de gidermek istiyor. İtayla namuslu bir emperyalist olduğundan savaşa sadece Anadolu’nun bölüşümünde pay almak için girdiğini açıktan açığa söylüyor. ingilterenin oyunu biraz daha incedir.
İngiltere Türk’ün birliğini, çağdaşlaşmasını, gerçek bir bağımsızlığa kavuşmasını, ilersi için bile olsa, istemiyor. Yeni araç ve düşüncelerle tamamen çağdaş ve güçlü bir Müslüman Türk hükûmeti başında halifelik de olursa İngiltere’nin müslüman tutsakları için bir kötü örnek oluşturur. Türkiye’yi tüm olarak İngiltere alabilse kafasını kolunu koparır, bir kaç senede kendisine bağlı bir sömürge durumuna sokar. Buna en başta özellikle din adamları memleketimizde çoktan isteklidir. Fakat bunu Fransa ile döğüşmeden yapabilmek olanağı bulunamıyacağından istemez. Fakat Türkiye’yi birlik halinde korumak zorunlu görülürse yani bölüşmenin ancak büyük askerî özverilerle yapılabileceğini anlarsa Lâtinleri sokmamak için Amerika düşüncesine yardımcı ve yandaş olur. Nitekim İngiliz siyaset adamları arasında ötedenberi bu düşünceye eğilim var. Morisson gibi ünlü kişiler Amerika’nın Türkiye’de manda almasından yana oluyorlar.
Başka bir çözüm yolu da Türkiye’yi Trakya’dan, İzmir’den, Adana’dan belki de Trabzon’dan ve kesinlikle İstanbul’dan yoksun bıraktıktan sonra eski “kapitülasyon”ları ve boğulmaya hükümlü iç sınırları ile bağımsız bırakmak.
Biz İstanbul’da kendimiz için bütün eski ve yeni Türkiye sınırlarını kavrayacak şekilde geçici bir Amerika mandasını kötülerin en az kötüsü olarak görüyoruz. Nedenlerimiz şunlardır:
- Aramızda nasıl olsa hıristiyan azınlıklar kalacaktır. Bunlar hem Osmanlı uyrukluğu haklarından yararlanacaklar, hem de dışarıda bir Avrupa devletine dayanarak karışıklık çıkaracaklar, durmadan işlerimize karışılmasına yol açacaklar, gerçekte bir kabuk niteliğinde olan bağımsızlığımızdan azınlıklar adına her sene parça parça kaybedeceğiz.Düzenli bir hükûmet ve çağdaş bir yönetim kurmak için Patrikhanenin politik ayrıcalıkları, azınlıkların kuvvetli devletler aracılığıyla sürekli korkutması ortadan kalkmalıdır. Küçük ve güçsüz bir Türkiye bunu yapamıyacaktır.
- Biribirini yok eden, çıkar, hırsızlık ya da serüven ve ün için yaşayanların sonsuz isteklerini yerine getiren hükûmet anlayışı yerine milletin refah ve gelişmesini sağlamak, halkı, köyleri, sağlığı ve düşünüşü ile çağdaş bir halk haline koyabilecek bir hükûmet anlayışı ve uygulaması bize gereklidir. Bu işin istediği para, uzmanlık ve güç bizde yok. Politik borçlanmalar politik tutsaklığı arttırıyor. Taraf tutma, bilgisizlik ve çok konuşmaktan başka olumlu bir sonuç veren yeni bir hayat yaratamıyoruz.Bugünkü hükûmet adamlarına değer vermese bile, halkı ve halk hükûmeti kurmayı ayrı şeyler sayan Filipin gibi yabanî bir ülkeyi bugün kendi kendine yönetebilen çağdaş bir makina haline koyan Amerika, bu hususta çok işimize geliyor. On beş yirmi sene zorluk çektikten sonra yeni bir Türkiye ve her bireyi öğrenim ve eğitimi, anlayışı ile gerçek bağımsızlığı kafasında ve cebinde taşıyan bir Türkiyeyi ancak yeni dünyanın yeteneği yaratabilir.
- Dış rekabetleri ve güçleri memleketimizden uzaklaştırabilecek bir yardımcıya gereksinimimiz var. Bunu ancak Avrupa dışında ve Avrupa’dan güçlü bir elde bulabiliriz.
- Bugünkü olup bittiler kalkmak ve hızla davamızı dünyaya karşı savunmak için yeterince kuvveti olan bir devletin yardımcı olmasını istemek gerekir. Yayılımcı Avrupanın bin bir araç ve lânetlenmiş politikasına karşı böyle bir vekil olarak Amerika’yı kendimize kazanarak ortaya atabilirsek Doğu Sorununu da, Türk Sorununu da gelecek için kendimiz çözmüş olacağız.
Bu nedenlerden ötürü süratle istememiz lâzım gelen Amerika da, elbette sakıncasız değildir. Onurumuzdan epey vazgeçmek zorunda bulunuyoruz. Yalnız bazılarının düşündüğü gibi Amerika’nın resmî kimliğinde dinsel eyilim ve taraf tutma yoktur. Hıristiyanlara para verecek misyoner kadını Amerika’sı, Amerika’nın yönetim makinasında bir yer tutmaz. Amerika’nın yönetim makinası dinsiz ve millîyetsizdir. O çok düzenli değişik cins ve mezhepte adamları çok bağdaşık bir şekilde bir arada tutmanın yolunu biliyor.
Amerika doğuda mandaterlik ve Avrupa’da başına dert almak yanlısı değildir. Ama onların onur işi saydıkları, yöntem ve ülküleri Avrupa’ya üstün bir millet olmak isteğidir. Bir millet, içtenlikle Amerika milletine başvurursa, girdikleri memleket ve milletin yasına nasıl bir yönetim kurabileceklerini Avrupa’ya göstermek isterler.
Resmî Amerika’nın önemli adamları arasında bizden yana epeyce bir eğilim oldu. İstanbul’a Ermeni dostu olarak gelen birçok önemli Amerikalılar, Türk dostu ve Türk propagandacısı olarak döndüler.
Bu akımı yansıtan resmî ve özel Amerika’nın düşüncesi gizli olarak şudur: Türkiye’yi olduğu gibi hiçbir parçaya ayırmamak, eski sınırları içinde bütün olarak korumak koşuluyla genel ve birtek manda almak istiyorlar. Suriye, Amerika Komisyonu orada iken genel bir kongre yaparak Amerika’yı istemiştir. Amerika da Suriye’nin bu isteği çok sıcak karşılanmıştır.
Resmî Amerika bizim topraklarımız üzerinde Ermenistan oluşturmaya eğilimli görünmüyor. Eğer manda alırlarsa bütün milletleri eşit şartlar altında bir memleket çocuğu sayacakları nı en önemli çevrelerden haber aldım.
Fakat Avrupa kesinlikle bir Ermenistan sorunu yaratmak - özellikle İngiltere – Ermenilere ödünler vermek istiyor. Amerikan kamu oyunda zulüm görmüş Ermeniler adına bir oyun oynamaya çalışıyor. Avrupa korkusu bizim yandaşları düşündürüyor. Reşat Hikmet Bey gibi Cami Bey gibi hatta ulusal birliği oluşturan diplomatlarımızın bile Ermeni sorunu için bir çözüm yolu önerileri var. Size resmî olarak yazılıyor.
Çok tehlikeli anlar geçiriyoruz. Anadolu’da yapılanları dikkat ve sevgi ile izleyen bir Amerika var. Hükûmet ve İngilizler bunun, hıristiyanları öldürmek, ittihatçıları geri getirmek için yapılan bir iş olduğu düşüncesini Amerika’ya aşılamaya el birliğile çalışıyorlar.
Her an bu ulusal davranışları durdurmak için kuvvet gönderilmesi düşünülüyor, bunun için İngilizleri kandırmaya çalışıyorlar. Ulusal davranış hızla ve olumlu isteklerle hemen ortaya çıkarsa (ve hıristiyan düşmanlığı gibi bir rengi de olmazsa) Amerika’da hemen destekci bulacağına yine çok önemli çevreler teminat veriyorlar.
Amerika komüsyonunu Sıvas Kongresi toplanıncaya kadar alıkoymaya çalışıyoruz. Belki kongreye Amerikalı bir gazeteci göndermeyi bile başarabileceğiz.
İşte bütün bunlar karşısında, davamızın destekçisi olabilmesi için, bu fırsat dakikalarını yitirmeden bölünme ve çökme korkusu karşısında, kendimizi Amerika’ya başvurmaya zorunlu görüyoruz. Vasıf Bey kardeşimizle bu hususta ortak olan noktaları kendisi de ayrıca yazacaktır.
Türkiye’yi dayanç ve irade sahibi geniş düşünceli bir iki kişi belki kurtarabilir. Serüven ve savaş devri artık geçmiştir. Gelecek için gelişme ve birlik savaşı açmak zorundayız. Sınırlarında bu kadar çok evlâdı ölen zavallı memleketimizin düşünce ve uygarlık savaşında kaç tane şehidi var? Biz Türkiye’nin hayırlı evlâtlarından yarının yapıcıları olmalarını istiyoruz. Rauf Bey kardeşimle, sizin ortakça, temelleri bile çöken, zavallı memleketimiz için uzakları görerek düşünüp çalışmanızı bekliyoruz.
Saygılarımı gönderir, başarınız için dua ederim. Ulusal davada canıyla başıyla çalışanlar arasında sade bir Türk askeri alçak gönüllülüğü ile sizinle birlikte olduğumu bildiririm.
10 Ağustos 1919 Halide Edip
Afyon, 13/8/1919
K.O. 15 Komutanlığına
Mustafa Kemal Paşa’ya özeldir: İstanbul’daki çeşitli partilerin birleşerek Amerika komüsyonuna verilmek üzere aldıkları kararlar aşağıda sunulmuştur.
- Ermenistan için Türkiye’nin doğu sınırı üzerinde Ermenilerin işine yarayacak bir toprak parçası bırakmayı doğu illeri Türklerinin ve orada iş başında bulunan büyüklerinin gelecekteki refahını ve bağımsızca gelişmesini düşünerek, kabul edebilecekleri düşüncesinde oldukları, ancak, bu düşüncelerini, oradaki Kürtlerle işbirliği yapmış olmak ve Kürtlerin de Ermenilere toprak vermek düşüncesine, kesinlikle yatkın olmamaları nedenile, açıklamaktan yana olmadıklarını ve hatta açıklasalar bile, oradaki Türk çoğunluğunun, aşağıdaki koşulların gerçekleşeceği yolunda kendilerine sağlam söz verilmedikce, bu düşüncede Kürtlerden ayrılmıyacağını sandıklarını; şöyle ki; birincisi, Türk ve Kürt çoğunluğunun ve aralarındaki başka azınlıkların bulunduğu toprakların bütünlüğü; ikincisici, Türk bağımsızlığının tam olarak sağlanması ve edimli olarak perçinleştirilmesi; üçüncüsü, Türkiye’nin çağdaş ilerlemelere ulaşabilmesi için bağımsızca gelişmesine engel olan kayıtların kaldırılması ile Wilson prensiplerinde söz verildiği gibi bağımsızlık ve haklarından en güvenilir bir şekilde yararlanmasına olanak bırakılması; dördüncü olarak, bu konularda ve Türklerin ilerlemelerinin
çabuklaştırılmasında Amerika’nın bize yardımını Milletler Cemiyeti’ne karşı yüklenmesi.
- Boşaltılacak topraklardan çıkarılacak olan Türk ve Kürtlerin yeni taşınacakları topraklara hemen yerleştirilmesi ve bu topraklardan gecikmeden yararlanmalarının sağlanması için Amerika’nın yardım etmesi.
- Oralarda ve özellikle Erzincan ve Sıvas arasında yoğun bir halde bulunan Ermenilerin de yeni Ermenistan sınırları içine taşınmalarının sağlanması.
- Ermenistan adına ve hesabına olarak meydana gelmesini olası gördüğümüz toprak bırakma işi bağımsız bir Ermenistan adına değil ancak büyük ve uygar bir devletin mandası altında çalışacak çağdaş bir devlet adına olacaktır. Çünkü bugünkü Ermenistan’a toprak bırakmak Türkiye’nin başına ikinci bir Makedonya çıkarmak demek olduğu gibi Kafkasya için de bir ortam yaratmak demektir.
- Bütün bunlar tartışılabilir bir “öneri” niteliğindedir. Bunların kesin nitelik kazanması için memleketteki komüsyonlarla ilişki kurmak mümkün olursa oraya Amerika komüsyonundan bir kişinin gönderilmesi çok gereklidir.
- Ve en son olarak işin yasaya ve töreye uygun hale konulması için Ulusal Osmanlı Meclisine bırakılması doğaldır.
K.O. 12 Komutanı Salâhattin
Bu kategorideki yazılarda; Mustafa Kemal Atatürk tarafından kaleme alınan NUTUK, bölüm bölüm, tarihsel bir sırayla yayınlanmaktadır. Çeviri için verdiği emekler için, Sn. Bedi Yazıcı’ya teşekkürü bir borç biliyorum. Yazıların ana kaynağına
bu adresten ulaşabilirsiniz.